Giriş - Mehdi Kimdir? - Mehdi'nin Çıkış Alametleri - Mehdi'nin Özellikleri - Mehdi'nin Fiziksel Özellikleri - Mehdi Devrinde Hayat: Altınçağ
Mehdi Hakkında Çeşitli Konular - Kuran-ı Kerim'de Ahir Zaman - Risale-i Nur Külliyatı'nda Mehdi - Kuran'da Bildirilen Üstün Ahlak
Kuran'da Hz. İsa - Hadislerde Hz. İsa - Risale-i Nur Külliyatı'nda Hz. İsa - Sonsöz

SONSÖZ

Hz. İsa'nın Allah katından dünyaya yeniden gönderilişi kuşkusuz insanlık tarihinde çok az kişiye nasip olabilecek ilahi bir müjdedir. O, Allah'ın tüm insanlara "kurtarıcı" olarak gönderdiği mübarek bir kişidir. Nitekim dünya üzerindeki kargaşa ve zulüm ortamının arttığı dönemlerde insanlar daima Allah'tan bir "yardım eden" talep etmişler; Allah da onlara icabet etmiştir:

Size ne oluyor ki, Allah yolunda ve: "Rabbimiz, bizi halkı zalim olan bu ülkeden çıkar, bize katından bir veli (koruyucu, sahib) gönder, bize katından bir yardım eden yolla" diyen erkekler, kadınlar ve çocuklardan zayıf bırakılmışlar adına savaşmıyorsunuz? (Nisa Suresi, 75)

Daha önce de belirttiğimiz gibi, içinde yaşadığımız dönemde bizler için bu kurtarıcı, Kuran ahlakının hakimiyetidir. Hz. İsa geldiği dönemde ise Allah'ın emrettiği bu ahlakı sahiplenecek, onu dünya üzerindeki tüm insanlara duyurmak için çaba harcayacaktır.

Bu mübarek dönemi ve insanı bekleyen kişilere düşen; Hz. İsa, nasıl ki tüm müminleri sahiplenecekse, onu sahiplenmeleri, ona tabi olup, kendisinin destekçisi ve savunucusu olmaları, ilk gelişinde olduğu gibi, "Allah yolunda benim yardımcılarım kim?" sorusunu kesinlikle tekrar sordurtmamalarıdır. Aksi takdirde, bunu uygulamayan kişilerin dünyada ve ahirette onulmaz bir pişmanlık ve çok acıklı bir azapla karşılaşmaları muhtemel olur. Allah'ın Kuran'da nankörlük yapan kullarına yönelttiği tehdidi son derece açıktır:

Sonra birbiri peşi sıra elçilerimizi gönderdik; her ümmete kendi elçisi geldiğinde, onu yalanladılar. Böylece Biz de onları (yıkıma uğratıp yok etmede) kimini kiminin izinde yürüttük ve onları (tarihin anlatıp aktardığı) bir olay kıldık. İman etmeyen kavim için yıkım olsun. (Müminun Suresi, 44)

Öte yandan; onu izleyenler, candan savunup destekleyenler ve onun ahlakıyla ahlaklananlar ise Allah'ın rızasını, rahmetini ve sonsuz cennetini şiddetle umabilirler. Bu da Allah'ın iman edenlere kesin bir vaadi ve müjdesidir:

İman edip salih amellerde bulunanları karanlıklardan nura çıkarması için Allah'ın apaçık ayetlerini size okuyan bir elçi de (gönderdik). Kim iman edip salih bir amelde bulunursa, (Allah) onu içinde süresiz kalıcılar olmak üzere altından ırmaklar akan cennetlere sokar. Allah, gerçekten ona ne güzel bir rızık vermiştir. (Talak Suresi, 11)

Dilediği kullarını böylesi büyük bir olayla şereflendiren ve ahiretleri için bu büyük fırsatı yaratan Allah'a şükürler olsun.

Gönderilmiş (peygamber)lere selam olsun.

Ve alemlerin Rabbi olan Allah'a hamd olsun. (Saffat Suresi, 181-182)